15 Kasım 2017 Çarşamba

İZDİVAÇ PROGRAMLARI NİYE KALDIRILDI? :)

"Rezaletti, kepazelikti, danışıklı döğüştü o yüzden kaldırıldı sanıyorsunuz değil mi? Evet rezaletti, kepazelikti, danışıklı döğüştü ama bence o yüzden kaldırılmadı. İzdivaç programları türbanlılar rezil olduğu için kaldırıldı.

Beni tanıyan okurlar bilir: İzdivaç  programları izlemem. Hatta gündüz hiç tv izlemem. Akşam 19,00'a kadar tv açılmaz bizim evde. Ama zaman zaman çok sıkılıp gündüz tv açınca neredeyse tüm kanallarda izdivaç programı olduğunu görerek, en fazla (bir) dakika sonra kapatırdım. İşte o bir dakikada katılanların büyük çoğunluğunun türbanlı olduğunu gördüm.

Hatta bu türbanlılardan bir tanesi (ismini bilemiyorum)çok ünlü olmuş, bilmem kaç sezon programa katılmış ama bir türlü koca bulamamış bir kadındı. Sosyal medyada artık alay konusu olmuştu.

Şimdi düşünün, başınız kapalı yani pek bir namuslu, pek bir dindar bir görüntü çiziyorsunuz, tek saç telinizi bile karşı cinse göstermek istemeyecek kadar namuslusunuz ama 80 milyonun karşısına çıkıp, hiç tanımadığı heriflerle

"Maaşın iyi mi? Evin, araban, paran, pulun var mı?"

gibi sorular sorarak, aşk, romantizm hiç olmadan tamamen maddi çıkara dayalı, alıp-satım işi gibi evlilik pazarlığı yapacak kadar da namussuz.

Benim rahmetli babam anneme aşık olmuş; ikisi 1 yıl nişanlı kalmışlar, o arada babam anneme

"Canım nişanlım"

diye başlayan mektuplar yazmış. Sonra da evlenmişler. Ne paradan, ne puldan, ne evden, ne arabadan söz etmişler. Düğün bile yapamamışlar. Ne babam zengin, ne annem. Ev de yok, araba da yok. 48 yılında evleniyorlar, 70'li yıllara doğru (tam yılını bilmiyorum) borçlanarak ev sahibi oluyorlar. Ne buzdolapları varmış, ne öyle yatak odası, oturma odası takımları, ne de çamaşır makinası. Annem her gittiği evde perdeleri kendi elleriyle dikmiş, portatif sandalyelere basma örtüler, yastıklar yapmış. Tel dolabı, radyo, gramafon, bolca kitap, portatif tahta masa, koltuklarla, o şehir senin, bu şehir benim yıllarca çile çekmişler.

Demem o ki, evlilik  aşkla, romantizmle olacaksa evliliktir. Televizyondaki  - affedersiniz- izdivaç adı altında pezevenklikti. Bu pezevenklilik işine türbanlı kadınların da bolca katılıyor olması yıllarca

"Türban bizim namusumuz"; "örtüsüz kadın kiralık eve benzer";  "başı açıklar namussuzdur"

diyenlerin maskesini düşürüyordu. O yüzden de daha fazla rezil olmadan programı kaldırdılar. Ha ne oldu? Şimdi yine bir takım kepazelikler, rezillikler programları varmış. İzlemedim ama internete düşmüş. Türbanlı bir kadının kocası çıkmış ekrana, DNA raporuyla karısının üçüncü çocuğunun başkasından peydahladığını ispatlamış.


TV ekranlarında yozlaşma sürüyor! Canlı yayında 'tecavüz' iması şoke etti


E, n'oldu? Hani türban namusunuzdu? Madem bu 'türban' bir 'namus', 'ahlak', 'dindarlık' simgesi değildi, siyasi simge miydi?

E, hep derim kumaştan  namus olmaz anacım. Kumaş kumaştır, namus, ahlak, soyut kavramlardır, kumaşlardan ayıplarınızı örtmek için medet ummayınız.

Şimdi her şerde bir hayır vardır derler, bu rezil programlarla insanlar namus, ahlakı türbana hapseden, türbanı namus, ahlakla özdeşleştiren, türban takmayanları ahlaksız, namussuz addeden kesimlerin maskesini düşürmeye yaradı. :)

Hem namuslu, ahlaklı, dürüst, temiz kalpli olup; hem de sadece inancı için (siyasi, sosyal, maddi çıkar, bir siyasi partiye yamanma, kocasının ihale alması gibi nedenlerle değil) başını örten kadınları tenzih ederim. Onlar zaten bu tür programlara katılmazlar, konu da olmazlar. 

11 Kasım 2017 Cumartesi

KARPUZ APARTMANI 26. Bölüm


mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

Henüz kimse çöpçatan teyzelerden Raigan'ın
kaçırıldığını bilmiyordu...
(bak:25.bölüm)


"Ajan bey oğlum, bari Pembe dizi kanalını
açsan da Alehandro, İzabela'ya evlenme
teklif etti mi baksam."



"Bu kocakarının susacağı yok açalım şu diziyi."



"Hah yeni başlamış..."



"Allah Allah! Benim hemşire çöp dökmeye çıktıydı,
nerede kaldı? Dizi başladı."


kırmızı eski tip cep telefonu ile ilgili görsel sonucu
"ZZrrrrrrr"



"Alo? Siz kimsiniz? 
Ne? Aaaa!"




mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

"Komşularrrrr.....yetişin!"


Ve apartmanda herkes toplaştı.


"NE? Raigan teyzeyi mi kaçırmışlar?"



" Parası yok, pulu yok,
tüm gün pembe dizi izleyen yaşlı bir teyzeden
kim ne ister?"



" Apartmanda icatlar yapan biri varmış,
o kimse, onunla 
 takas edeceğiz dediler. "


"İcatlar yapan biri mi? 155 Selahattin
olduğunu bilmiyorlar o halde?" 



"Bence de bilmiyorlar. Üstelik karşı apartmandaki
dairedelermiş hani sahipleri Almanya'da olan, 
geceyarısı 03.00'e kadar mühlet verdiler.
Polise gitmeyin biz  CIA ajanıyız kardeşini öldürürüz dediler."



"CIA ajanı mı?
Hay Allah! 155 haklıymış korkmakta..."



"Eyvahlar olsun. Eğer onun yaptığı
icatlar bunların eline geçerse..."



" Çok kötü şeyler yapabilirler. "



"Bence de..."


" Filmlerdeki gibi dünyayı bile ele geçirirler. E, peki
155 kızanı onlara teslim mi edeceğiz?"



"155 Selahattin oğluma nasıl kıyarız? 
Ama zavallı hemşiremi de ellerine bırakamayız.
Ne yapsak komşular?"



"Daha vaktimiz var düşünelim. Acele
karar vermeyelim. Şaban beye haber verelim.
Emekli komiser ne de olsa..."


mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

Böylece Şaban beyi de uyandırdılar.



" Zavallı çöpçatan teyzeyi kaçırmak ha?
Yaktım çıralarını."



". Her şeyi duydum. 
 Beni alsınlar, çöpçatan teyzeyi bıraksınlar.
Gidiyorum. "



"Dur çocuğum daha vaktimiz var. Bu kadar
kişiyiz, ikinizi de kurtaracak bir çözüm buluruz.
Kararımızı verince onları arayacağız numara da 
000888999"



"Evet kafa kafaya verelim, biz nelerin
üstesinden geldik. "


"Ben buldum bile, gızanımın başındaki kaskı
ben giyip gideyim, beni alsınlar. 155 gızanım 
daha yeni nişanlandı Filiz hanımla evlenecek bea."



" Üüüü.....Sait efendi beni ağlattın..."



"Sağol abicim ama benim yerime
seni almalarını kabul edemem. 
Vicdanım elvermez..."


"Bir dakika panik yok! 
Apartmanın en havalı kadını olarak, 
geçen seferki gibi (bak: 11.bölüm)
belki bir işe yararım madem karşı apartmandalarmış."


mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

Onlar ne yapacaklarını düşünürken....
000888999
numara çaldı...


"Hah. Arıyorlar. Evet. Hmm...peki kabul.
Ama bir oyun oynarsan bu kocakarıyı öldü bil."



"Ne diyor? "



"Takası kabul ettik ama siz gelip alın dedi.
İcatlar yapan kişi çöp dökmeye çıkınca alıcağız."


mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

"Tamamdır. Paketledik."


"Çıkartabiliriz..."




" ! ! ! "




"Sen bizle dalga mı geçiyorsun?
İcatlar yapan birine benzemiyor bu."




"Bence de benzemiyor."




" Görünüşüne bakmayın IQ'sü
Einstein'la aynı diyor."


mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

CIA ajanları ne yapacaklarını düşünürken....




"Gülse! Annem yok!"



"Ehm, Allah Allaaaaaah! 
İyi baktın mı hayatım?"




"Onu da rehin almış olmasınlar?"



mahalle akşam ile ilgili görsel sonucu

(Cumartesi devam edecek:)))




Bölümler:




Yazan ve çizen: Müjde Dural 
(Bücürük ve Ben)

10 Kasım 2017 Cuma

BUGÜN ANITKABİR'de ÇEKTİĞİM RESİMLER

Sevgili arkadaşlarım normalde Anıtkabir'e özel günlerde gitmem. Birkaç gün sonra giderim çünkü çok izdiham; ana-baba günü oluyor. Ama bugün "Kalabalık, malabalık demedim; gitmek istedim. Ata'mıza karanfilimi bıraktım, duamı ettim. Çok resim çektim ama arabam yok ve evim çok uzak, çok yoruldum sadece birkaç tanesini koyabildim.



Yol boyu gençler "Yaşa Mustafa Kemal paşa" yı
söylüyordu. Başlarında öğretmen filan yoktu; 
 kendiliğinden söylüyorlardı.:)





"Sırayı görüyor musunuz? İğne atsan yere düşmezdi."



Hava 18 derece ama güneşliydi, 
ama tedbirliydim;  kah ısındım, kah üşüdüm:)))


Kimse sırtımıza silah dayamadı oraya gitmemiz için, 
bedava otobüs, döner - ekmek de yoktu.:)))


Anıtkabir'e giden yollar otobüslerle doluydu
yurdun dört bir yanından gelmişlerdi. Bu otobüs ise farklıydı♥
Arka camına bakın:)) yoldaki bayraklar da yansımış...


Birileri dinle kandırmak ters tepince, 
Atatürk'le kandırmaya başlamış. Onlara şunu gönderiyorum:

laughing cat ile ilgili görsel sonucu

HAHAHAHAHAAAA:)))))
Yavaş kıvırın başınız dönecek:)))