29 Mart 2017 Çarşamba

TWEETLERE BAKIYORUM, ÜLKEYİ NE HALE GETİRMİŞLER



Her gün okuduğum twit sayfalarından biri Dilek hanıma ait. Halkbank'la ilgili yazdıklarını ülkesiyle ilgilenen herkes okumalı.  Neler dönmüş arkadaş, aklım almıyor yeminle. Şu linkte Dilek hanımın twitlerine ulaşabilirsiniz.



Ek bilgi olarak: Odatv, Halkbank'la ilgili FBI raporunu yayınladı.


Bu da ekşi'deki yorumlar



Ayakkabı kutularındaki milyonlar, trilyonlar, elin Amerikalısı, İngilizi hakkımızda nasıl haberler yapmışlar? Amerikalı, Rubin diye biri "Erdoğan'ın gizli hesaplarının - dediğine göre Rusya'da da varmış! - nereye sakladığını biliyoruz demiş.  İngiliz 'The Economist' dergisi Erdoğan'ın paraları halı altına saklarken yakalandığı bir karikatürünü yapmış. 


Vay, arkadaş aklım bunca çirkefliğe, bunca hırsızlığa, bunca kepazeliğe ermiyor, Karaparaaşk dizisi vardı, o diziydi, bu gerçek! biliyorum sizlerin de ermiyor. Sadece twitlere, haber sitelerine bakabiliyorum ve aklım duruyor. Ülkeyi ne hale getirmişler?  Yazıklar olsun. Benim merak ettiğim nokta acaba bu 'referandum' ısrarının bu yolsuzluklarla ne kadar ilgisi var? 

HAHAHAHA:)



Twitin sahibi Fatma Sibel Yüksek hanımın kalemine sağlık olsun. (TFF nedir bilmiyordum, Türkiye Futbol Federasyonu imiş, Fenerbahçe'li olmak dışında futbolla ilgim yoktur, cehaletimi mazur görün)

:)))) bu afişi yazanların hitap ettiği kitlenin zeka katsayısını merak edince,

"ayyy bunlar bizi beğenmööör, bizi aşşağılıyor, koyun dediler koyduk"

diyorlar:))))))


28 Mart 2017 Salı

AAAA! BACAK!


İki başbakan, koskoca bir ülkenin geleceği ile ilgili önemli konuları konuşmak için bir araya gelmişler. Dikkat ederseniz iki başbakan dedim, iki 'kadın' başbakan demedim. Ama güya çağdaş, modern, feministi bol, ateisti bol, eşcinseli sürüyle  İngiltere'de bile gazetenin manşeti kadınların bacakları!

Bir twitter kullanıcısı ne güzel yazmış:  "İki kadının dört bacağı var, beyinlerini boş verin."

Hatta  şurada  bu konuda burama gelmişti de, uzun bir yazı yazmıştım. 

Kadınlardan bir tanesinin saçları ağarmış, boyatmamış bile. Ötekisi erkek çocuğu gibi kısacık kestirmiş, belli ki, ülke sorunları vaken, kuaförde ve duşta zaman harcamak istememiş (taktir edilesi), ikisinde de makyaj hak getire, sanki ayıp olmasın diye birazcık ruj sürmüşler. O kadarını ninem de yapar.:) Yani mankenler, ünlüler, yarı çıplak gezen medya maymunlarıyla uzaktan yakından ilgileri de yok. Bildiğin yaşlı teyze bir tanesi, ayıp lan insan teyzesi yaşındaki kadının bacağına bakar mı? Ne olmuş bacakları gözükmüş. Aaa! Bacak! Aman ne görülmemiş şey!  "Anna ve Siyam Kralı' nda Anna'yı hep yerlere kadar uzun elbiselerle gören Siyam'lı kadınların, Anna'nın bacaklarının olmadığını sanması gibi şaşırmışlar bacaklara. Kadınların birer bacağı var! (Evet yürümeye yarar) Sanki dinci ülkelerdeki aklı fikri uçkurunda olan bir zihniyet  kaleme almış yazıyı. 

Mahalle baskısı bu oluyor işte. Şimdi bu iki başbakan, başka sefere pantolonlu mu gelsinler yani? Kendilerini mi cezalandırsınlar? Pantolon giydin popon belli oldu, saçın günah, kolun günah, bacağın günah, iyi o zaman yaratmasaydı Allah bu kadar 'sakıncalı' bir türü. Ya da ucube gibi yaratsaydı tüm kadınları da, bakan "ay ne çirkiiin" deyip kafasını çevirseydi, o zaman "günah" filan olmayacaktı. Ne çekilmez bir dünya yahu.

Ya sekiz bacaklı, iki kafalı hatta kanatlı bir uzaylı olsaydık ne olacaktı? 

27 Mart 2017 Pazartesi

HAFTANIN MELODİSİ - CAN'T TAKE MY EYES OF YOU



Sevgili arkadaşlarım, haftanın melodisini pazartesiye aldım. Çarşamba olunca unutuyorum:)))Bu hafta yine eskilerden, çok sevdiğim bir şarkı seçtim.
Andy Williams,  "Gözlerimi Senden Alamıyorum" diyor.

25 Mart 2017 Cumartesi

SİZCE MUTLULUK NEDİR? MİM:)))))

Sevgili Yurdagül'cüğüm beni mimlemiş ve "İtalya'ya gitmeden yaparsan sevinirim" demişti. Baktım, iki gün kalmış, hemen sözümü tutuyorum ve mimi yapıyorum.:)

Mim sorusu: Sizce mutluluk nedir?

Mahallenin kedici teyzesi ve laikçi teyze olarak, mutluluk nedir sorusuna cevabım şu:)

Bir kere tüm kedilere, köpeklere onları enaz benim kadar seven insanlar sahip çıksın, benim gibi böyle yataklarında uyutsunlar, hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde de terketmesinler, ay bu yaşlandı gidip ormana atayım diyenler varmış!!!! Bu, kedi, köpek sevmek değil. Uzaktan sevmek kedi, köpek sevgisi değil. Sokaklarda kaburgaları çıkmış köpekler, kuru ekmekleri bile yemeye çalışan kedilerin olmadığı bir dünya mutluluk.

Sadece kediler, köpekler değil elbet, bu dünyada eşeği, atı, foku, fili, tilkisi de büyük işkence çekiyor. Sokakta gözümün önünde kağıt, hurdacı görmüştüm, at arabasıyla gidiyordu, zavallı ata gözümün önünde elineki küçük tahta balyoza benzer bir çekiçle öyle bir vurdu ki, 10 sene olmuştur hala gözümün önünden gitmedi. :( 

Beş yaşında ve evde, sokakta oyun oynayıp, okula gidecek bir çocuğun sokakta dilendirilmesi, selpak satmadığı, çocuk askerlerin, çocuk tecavüzlerinin, çocuk pornosunun, savaşların olmadığı bir dünyada mutlu olabilirim. 

bu dünyanı çok  - affedersiniz - boktan bir yer olması mutsuzluk sebebim. 

Mutluluk da bu dünyanın yukarıda yazdığımın tam tersi, güzel, iyi insanlarla dolu bir yer olması olurdu. 

İçinde yaşadığımız coğrafya da mutluluk için çok önemli. Bazı coğrafyalar geri zekalı nüfus bakımından çok yoğun, bir Hindistan, bir Pakistan, bir Afganistan, Orta Doğu. Biliyor musunuz ne kadar terörist varsa kaynağı Pakistan denen ülkedir. Hepsi oradan çıkmıştır. Ne kadar din deyip sapıklık yapan varsa o coğrafyadan çıkmıştır. Hindistan mesela 10 yaşında çocuğa toplu tecavüz edilen sapık dolu bir ülke. O yüzden de nefret ederim Asya'dan, Hindistan'dan, kedi, köpek yiyen Vietnam'dan, Çin'den. Böyle bir dünya varken nasıl mutlu olayım ben yahu? :(


Kendi kurtarıcısına düşman insanlar var bizde bile, adam ninesinin, dedesinin totosunu kurtarmış, İngiliz, Yunan, Fransız, İtalyan askerlerinin altından almış, ama "içki içiyorduuuu, din adamlarını astırdııı, kadınların yüzünü açtırdıııı" diyor. Ol'm Atatürk zeka özürlü müydü şapka giymedi diye insanları astırsın? Bildiğin para için, akçe için, İngiliz, Yunan subaylarına bilgi veren, işbirlikçi hainleri astırdı. Dünyanın her yerinde vatana ihanetin suçu  idamdır. Bakmayın siz şimdi çoğu ülkede idam cezası kalktı. Yirmi yıl öncesine kadar hiçbir ülke hele hele savaşta, vatana ihanet eden, düşmanla işbirliği yapanı affetmez, idam ederdi. Vatana ihanet edenlerin çoğunun dinci olması da şaşırtmasın sizi. Ne kadar üçkağıtçı, ne kadar sahtekar varsa niye bilmem hep dinci diyenlerden çıkıyor!  Onları da kendi eline ipi alıp asmadı, devleti yönetenler kimler düşmanla işbirliği yapmış, tespit edip, mahkemeye çıkartıp, cezasını vermişti. Arada, tüm devrimler gibi suçsuzu da, kurunun yanında bir belki iki tane yaş da yandıysa, o da Atatürk'ün suçu mu? diye düşünemiyor. Şimdi hepsi sokaklarda "Fetö'ye idam diye geziyor" e, hani bu Fetoş din adamıydı? Düne kadar kıçını yalıyordunuz? Din adamları da suç işler, vatana ihanet ederse asılırmış demek bal gibi!

İşte böyle geri zekalı, nankörlerin olmadığı bir ülkede yaşasam MUTLU olurdum.  

Kısaca, ülkemin ve dünyanın hali benim mutluluk - mutsuzluk sebebim. Bunlar iyi olursa ben de mutlu olacağım. Ama bunun için bin yıllar lazım galiba. :( 

Yurdagül'cüğüm mimini yetiştirdim kız, hadi tepe tepe kullan:) İtalya'da bol bol spagetti ye, yerken Müjde teyze çok severmiş de:)))kıymasız ye ama kıymalı yeme:)))yazık hayvanlara:))


Bunlar da sonradan aklıma geldi eklemek:

Mutluluk sebeplerim:


kittens and kids happiness ile ilgili görsel sonucu
mutlu çocuklar, mutlu kediler

happy children ile ilgili görsel sonucu

mutlu çocuklar

happy women ile ilgili görsel sonucu
Kahkahasına, saçına, başına karışılmadığı
için mutlu kadınlar


happy old women ile ilgili görsel sonucu
Aaa! saçı gözüküyor, aaa bacağı açık
denmeyen mutlu yaşlılar..


yaşlı kadın ve kedi ile ilgili görsel sonucu
73 yaşındaki Münevver Akgün teyze...
lakabı 'kedi annesi' imiş




happy old women ile ilgili görsel sonucu


happy old couple with grandchildren ile ilgili görsel sonucu
Torun, torbalarla birlikte yaşlanmanın mutluluğu...